28 Aralık 2011 Çarşamba

dikiş kutum




eşimin babaannesinden aldığım  fincan kutusunu epey zaman   kendi halinde kullandım en sonunda istediğim gibi oldu.Yine geri dönüşüm artık kumaş, sevgili dikiş öğretmenimin verdiği dantel kumaş ve artık dantel parçası.İçi de ayrıca  bölmeli çok kullanışlı

21 Aralık 2011 Çarşamba

kalemlik




yine küçük bir kıza hediye gidecek bu kalemlik.Peluş bir ipliği kutuya sardım ve sabitledim.Sonra temiz bir rimel fırçasıyla tüylerini fırçaladım ki ipi sararken araya sıkışan tüyler ortaya çıksın diye gerçekten işe yaradı ,çünkü önce banyodan yeni çıkmış kedi gibiydi,fırçalanınca iran kedisi oldu:)).Galiba rimel fırçası olduğu için de hiç tüylere zarar vermedi

19 Aralık 2011 Pazartesi

mumluk




Biraz peçete,tutkal,cezerye kutusu,minik taşlar,beyaz tealight,guaj boya,ayajjabı boyası,sim,dekoratif süsler,pamuk bitkisi,meşe palamutu.Sonuç uzun zamandır yapmaya vakit ayıramadığım mumlu süsüm (adını bilmiyorum)henüz verniklemedim ama artık kullanımda:))Böyle şeyleri kendim üretip kullanmayı daha çok seviyorum.

14 Aralık 2011 Çarşamba

iyi kedi keramettin

Biliyorum şu günlerde çok fazla kedi yazısı var burada ama ilham kaynağım kucağımda olduğu sürece biraz daha kedili yazıya hayır demem:))Yazı yerine post kelimesini kullanmıştım ki sanki kedinin Postundan bahseder gibi oldu :)Değiştirdim hemen.

İyi kedi Keramettin bir kıza hediye gitti.Ama çok zor paket yaptım.Yani aslında kendime yapmıştım eve gelen misafir çocuklar oynasın diye sonra içimdeki kötü ben ''hayır kimse oynayamaz bu senin olmalı' deyince dur bi dakika dedim eğer bu pisicik bu evden gitmezse kimse onunla oynayamayacak.o sebebten sevdiğim bir arkadaşın kızı için paketlendi.o kadar  şirin oldu ki eşim bile  kediciği kendisine hediye etmemi istedi:))Bence çook tatlı oldu takdir sizin.Aşağıda göreceğiniz resimlerde kimse zarar görmemiştir.Sadece fotoğraflar için poz verilmiştir:))





















8 Aralık 2011 Perşembe

püf noktası

kaynak


Bir işin ince ayrıntısına neden püf noktası dendiğine dair bir anektot okmuştum ;zamanın en ünlü çömlek ustası yanına bir çırak almış.Çırak belli bir süre sonra herşeyi öğrendiğine kani olup ustasına kendi atölyesini açmak istediğini söylemiş ustası:''Daha püf noktasını öğrenmedin evlad ''dediyse de çırak yeterince hünerli olduğunu ustasına kanıtlamak için gitmiş açmış dükkanı.Ama ne yaparsa yapsın, güzel çömlekleri fırınlarken hepsi çatlıyorlarmış.Sonunda gitmiş ustasına el pençe divan durmuş özür dilemiş.''Nedir bu işin püf noktası,ustam ne olur ban da öğret''ustası çırağa göstermiş işin  sırrını.''Evlat'',demiş;''işin sırrı çömlekleri yaptında üzerinde olan hava kabarcıklarına püflemendir''Öykü aklımda kaldığı kadarıyla böyleydi.
Şimdi de birkaç püf noktası:
* Kahvenin porselende bıraktığı lekeyi çıkarmak için içerisinde bir miktar soda bekletip yıkayın.Deterjan kullanmadan leke kolayca çıkacaktır.
* Bileklerinizin ve kollarınızın daha ince ve uzun görünmesi için,kalın bir bilezik veya uzun bir eldiven takabilirsiiniz.
* Kremanız sulu ise bir yumurta akı çırpıp ekleyin ve bir süre buzdolabında  bekletin.Kremanız koyu kıvama gelecektir.
* Peynirlerinizi muhafaza ettiğiniz kabın içerisine bir adet kesme şeker koyun. Şeker nemi alacağı için peynirler daha uzun süredayanır ve küflenmez.
* Limon ve portakal gibi asitli yiyecekleri mermer tezgahın üstünde kesmeyin.Asit mermerin zarar görmesine ve üzerinde lekeler oluşmasına sebeb olur.
* sosolara ve yemeklere kattığınız sarımsağı yağda kavururken esmerleşene kadar beklemeyin.Bu işlem yemeğin ve sosoun taddının acı olmasına sebeb olur.
* Evde yaptığınnız reçeliniz ya da marmelatınınz şekerlendiyse,limon suyu ilave ederek yeniden kaynatın.Bu işlemi reçeli ocaktan indirmeye yakın yapın.
*Pandispanya yaparken pişireceğiniz kabın kenarlarını yağlamayın.Çünkü yağlanan kenarlar kaygan olacağı içiçn malzemeasağı kayar ve hamurrun ortasının dah çok kabarmasına neden olur.
* Aluminyum kaplarda haslanan ıspanak ve patates kabın kararmasına sebeb olur.Aynı kapta elma kaynatırsanız eski parlaklığını ggeri kazanacaktır.
*Kuru fasulye ve nohut yemeğinin suyu fazla gelirse içine  bir miktar mercimek atabilirsiniz.Mercimek suyun koyulaşmasını sağlarken yemeğe de farklı bir lezzet katacaktır

Şimdilik bu kadar..Bu rada yazdıklarım turkcellin bana yolladığı mesajlardan bir kaçı .Ara ara paylaşmak isterim.

29 Kasım 2011 Salı

kedisiz

Ev,kedisiz.
Kedi,evsiz.
İkisi birarada daha güzel olmalı.
Kedi,gözleri mavi.
Evin iç odaları gibi masmavi kedinin gözleri.
Tamamlanmamış bir resim kedisiz evler.Uyanık ,uykusuz
gıcırdar kapıları odaların.Ocak başları soğuk.Yaz,yaz değil;
kış,kış değil.Ne baharın farkında çocukları evin,
ne de sonbaharın.
Ev, kedisiz; kedi, evsiz...İkisi de uzak bir gölge serinliği.
arıyorlar birbirlerini.
Ev,kedinin gözleri gibi açmış gökyüzüne gözlerini.
Kedi,sokakta evsiz.
Ev,odalarda kedisiz...
Durgun bir deniz gibi evler kedisiz.
           YUSUF ÇAĞLAR

28 Kasım 2011 Pazartesi

göbüş gitti

Motorun biri çarpıp arkasına bile bakmadan çekip gitmiş oradan.Göbüş'ün öldüğünü bugün komşularımdan öğrendim.Ne diyeyim.. üzüldüm.....

23 Kasım 2011 Çarşamba

Dergi Kalıplarımı düzenledim


Bu yöntemi dikiş kursunda görmüş ve çok pratik bulmuştum.hocamız yıllara göre ayrı ayrı dosyalamıştı dergi kalıplarnı.Benim dergilerim düzenli olarak her ay alınmadığından ben de eskiden yeniye doğru bir sıralama yaptım.dosyam 21 kalıbı zor aldı.Yeni gelecek dergilerim için bir klasör daha almam gerekecek:)Bence çok kullanışlı. hem derli toplu duruyorlar,hem de elinin altında hangi ayın paftsı nerde diye aramam gerekmeyecek artık.Sizinde paftaları saklama konusunda derdiniz varsa bir fikir olsun bayanlar..

22 Kasım 2011 Salı

Aşk-ı memnu



Apartmanımızda ilgilendiğimiz kedi ailesi apartman sakinleri tarafından apartman(Merdiven kısmında evin içinde değil )içinde bakmamızla ilgili şikayet olunca,bu soğuklarda bodrumda yaşamaya alışmış ve hergün kapımızın önünde buldukları yiyeceklerle beslendiklerinden,birkaç gün aç kaldılar.Biz de çareyi eve alıp, besleyip ,azıcık mıncıklayıp tekrar dışarı çıkarmakta bulduk.Tabii benim kedi aşkım bu kadar az muhabbete dayanamadı.Eşimin 'özel izniyle'çişi gelene kadar evde durma kararı aldık,antre de ve dikiş odası dışında sevmemek kaydıyla.Ben de kedisever olmanın bana verdiği yetkiyle ,arada! kedişimi(bir tanesi bizi benimsedi diğerleri ürkek davranırken o bacaklarımıza dolanıyordu dolayısıyla evde de en çok o kalıyordu)kucağımda bilgisayarın başında da seviyordum.Ahhh ah özledim seni göbüşlü kızım.Şu anda resimde gördüğünüz tatlı göbüşüm kayıp, kaç gündür uğramıyor apartmana:(((Şimdi erkek kardeşi biraz alıştı bize ama göbüş gibi değil..Bizi gördümü hemen yatar göbüşü açıveriridi.Kızdığım zamanlarda da aynı hareket .Bizi nasıl yumuşatacağını biliyordu.Birkaç kez kuşumu ve balıklarımızı taciz etse de hiç zarar vermedi eve sokak kedisi olması,patilerinin kirden her daim gri olması dışında çok kucak delisi  tatlı bir kedicikti.İnşallah geri gelir.Göbüşle aşkımız yasak bir aşk ,ama seviyorum leeyn!!!Elimde değil.
Göbüş gitti, behlül gibi perişanım.....

17 Kasım 2011 Perşembe

dalgalandım da duruldum



bozulan makinemi tamire çalkışırken kullandığım kumaştan koca kafalıma elbise diktim.Makinemin bozulmasına duyduğum öfke hissi de bebeğimin elbisesindeki dalgalarda kaybolup gitti.Makine çok yeni değil ama işimi de görüyordu son zamanlarda zaten kendisiyle problemlerimiz olmuştu ama bu son yaptığı beni deli etti.Şimdi elimde tamire gitmeyi bekleyen bir alet bir sürü yarım kalmış dikiş planları satın alınmayı bekleyen bir overlock makinesi var.Haa bir de yeni elbisesiyle koca kafalım!

iğnedenlik



makinemin bozulmadan önceki son ürünlerinden biri.tabi yarım saatir bloguma resim yükleyememnin verdiği sinirle bu yayını hiç yapasım gelmese de bir yerde de artık dur demem gerek bu vurdum duymazlığıma. kalıbını buda dergisinin son sayılarından birinden aldım.kolayb ve zevkli bir uğraş içine de atmaya kıyamadığım yün iplik artıklarını doldurdum.elyaftan pek bir farkı olmadı.

1 Kasım 2011 Salı

üç nokta

bu sefer resim yok..Ben de yoktum zaten epeydir. Kimi zaman nedensiz yazmadım,canım istemedi.Çoğu zaman sebeblerim vardı iyi,kötü...Tüm arkadaşlara uğradım tabiki ,yazmadım ama izledim.Yorum bile yazamadım .Son günlerde özellikle Allımorlum ve dikiş dersinin yorumları sonrası   yazmalıyım dedim,birkaç gün de ne yazsam diye düşünerek geçti.tam buldum uzun süren sessizliğimi bozacak konuyu bu sefer de şehit haberleri ve deprem meydana geldi.ikisine de üzüldüm hem de çok.Hele bir de deprem bölgesinde sevdikleriniz varsa daha da çok üzülüyosunuz.Benim de ablam Van 'da ikamet ediyor.Çok şükür kendisine ve ailesine birşey olmamış,sadece evlerinde biraz hasar var.Onların sığınabilecekleri bir yerleri var çok şükür.Allah  tüm depremzede kardeşlerimizin yardımcısı olsun.
Bir de geçen günlerde bir haber okudum yüreğim eridi.Benim memleketim Konya 'lı bir öğretmen kız depremde hayatını yitirmiş.Üç ay önce atandığı Erciş'te...Ve cenazesini memlektine götürmek isteyen ailesi yardım istemiş ama başınızın çaresine bakın demişler.akrabaları kendi arabalarıyla götürmüşler bin küsur km. babasının kucağında  öylece gitmişler. Babayı düşündüm  o an ,ne zorluklarla büyütüp okuttuğu ,meslek sahibi olmasına yardım ettiği kızını üç ay önce ne umutlarla yollamıştı ilk görev yerine .belki de ondan sonra yüz yüze görüşemediler bile...sevinçle birbirlerine kavuşmanın hayalini kurarken.kavuştular yine ama birkaç şey eksikti..sevinç , kızının sıcaklığı,gülümseyen yüzü...Kızının soğuk bedeniyle yüzlerce km.yol giderken neler neler hisseti:((
Artık çoğu kişi böyle üzücü şeylerden bahsetmeek istemiyor .ben de istemezdim ama ...

18 Ağustos 2011 Perşembe

siyah uzun etek




fotoğraflarda her ne kadar bir türlü rengini ve netliği yakalyamamışsam  da aslın da eteğimin rengi siyah.Önden ve arkadan iki plikaşali bir model eski burda sayılarından.yapımı çok kolaydı.Aslında bunu koymak bile istemedim bloga ama normalde etek güzel olduğu için ekliyorum .Plikaşeler belli olsun diye bol teğellerini temizlemedim.kursumuzdaki ışık kalitesiziliğinden kaynaklandı ,benim cepten de çekince resimleri ancak bu kadar.

14 Ağustos 2011 Pazar

45 pare bitmiş hali:)








Daha önceki yazılarımdan birinde bahsetmiş olduğum 45 parçalık mantomun bitmiş ve neredeyse iki boyunca giyilmiş hali budur.Ben manken üzerinde göstermek istediğim için ve araya gezi,misafirler,v.s gibi etkenlerin girmesiyle ne zamandır yazılmayı bekleyen bu post sonunda gün yüzüne çıktı.Ben aslında arkadaşlrın bloglarını elimden geldiğince gezindim.fekat bir yorum yazmak bile bana zor geldi nedense,tıpkı bu postu yazmak konusunda günlerdir yazmadığım gibi.Kurs devam ediyor ramazanda bana tek zorluğu susuluğum oldu yoksa kursta vakit daha çabuk ve verimli geçiyor.