17 Kasım 2011 Perşembe

dalgalandım da duruldum



bozulan makinemi tamire çalkışırken kullandığım kumaştan koca kafalıma elbise diktim.Makinemin bozulmasına duyduğum öfke hissi de bebeğimin elbisesindeki dalgalarda kaybolup gitti.Makine çok yeni değil ama işimi de görüyordu son zamanlarda zaten kendisiyle problemlerimiz olmuştu ama bu son yaptığı beni deli etti.Şimdi elimde tamire gitmeyi bekleyen bir alet bir sürü yarım kalmış dikiş planları satın alınmayı bekleyen bir overlock makinesi var.Haa bir de yeni elbisesiyle koca kafalım!

iğnedenlik



makinemin bozulmadan önceki son ürünlerinden biri.tabi yarım saatir bloguma resim yükleyememnin verdiği sinirle bu yayını hiç yapasım gelmese de bir yerde de artık dur demem gerek bu vurdum duymazlığıma. kalıbını buda dergisinin son sayılarından birinden aldım.kolayb ve zevkli bir uğraş içine de atmaya kıyamadığım yün iplik artıklarını doldurdum.elyaftan pek bir farkı olmadı.

1 Kasım 2011 Salı

üç nokta

bu sefer resim yok..Ben de yoktum zaten epeydir. Kimi zaman nedensiz yazmadım,canım istemedi.Çoğu zaman sebeblerim vardı iyi,kötü...Tüm arkadaşlara uğradım tabiki ,yazmadım ama izledim.Yorum bile yazamadım .Son günlerde özellikle Allımorlum ve dikiş dersinin yorumları sonrası   yazmalıyım dedim,birkaç gün de ne yazsam diye düşünerek geçti.tam buldum uzun süren sessizliğimi bozacak konuyu bu sefer de şehit haberleri ve deprem meydana geldi.ikisine de üzüldüm hem de çok.Hele bir de deprem bölgesinde sevdikleriniz varsa daha da çok üzülüyosunuz.Benim de ablam Van 'da ikamet ediyor.Çok şükür kendisine ve ailesine birşey olmamış,sadece evlerinde biraz hasar var.Onların sığınabilecekleri bir yerleri var çok şükür.Allah  tüm depremzede kardeşlerimizin yardımcısı olsun.
Bir de geçen günlerde bir haber okudum yüreğim eridi.Benim memleketim Konya 'lı bir öğretmen kız depremde hayatını yitirmiş.Üç ay önce atandığı Erciş'te...Ve cenazesini memlektine götürmek isteyen ailesi yardım istemiş ama başınızın çaresine bakın demişler.akrabaları kendi arabalarıyla götürmüşler bin küsur km. babasının kucağında  öylece gitmişler. Babayı düşündüm  o an ,ne zorluklarla büyütüp okuttuğu ,meslek sahibi olmasına yardım ettiği kızını üç ay önce ne umutlarla yollamıştı ilk görev yerine .belki de ondan sonra yüz yüze görüşemediler bile...sevinçle birbirlerine kavuşmanın hayalini kurarken.kavuştular yine ama birkaç şey eksikti..sevinç , kızının sıcaklığı,gülümseyen yüzü...Kızının soğuk bedeniyle yüzlerce km.yol giderken neler neler hisseti:((
Artık çoğu kişi böyle üzücü şeylerden bahsetmeek istemiyor .ben de istemezdim ama ...