23 Şubat 2011 Çarşamba
ondan ötürü
kaynak
bugünlerdeki sessizliğimin sebebi, dikiş kursuna başladım.Durmadan kağıt etekler yapıyoruz:))İlk defa overlok makinesine oturdum harika bir icat.İnşallah yapabilirim dikiş işini.Kendimin dikiş konusunda pek birşey bilmediğimi öğrendim:(Bugün de nöbetçiydim birazcık yoruldum.Haftaya inşallah gerçek etek dikimi yapacağız:))
18 Şubat 2011 Cuma
Bir kedinin son isteği
Anabella,bir sabah kapısının önünde zayıf bir kedi miyavlaması işitti.Kapıyı açıp baktığında,çelimsiz,oldukça pis ve gözleri çipilleşmiş bir sokak kedisi ile karşılaştı.Doğrusu bu hayvan,kimsenin evine almak istemeyeceği kadar kötü durumdaydı.
Anabella'da onu evine almayı düşünmedi elbette.Ama,''Bunun karnı aç olmalı''diyerek,bir gtas ılık sütü o sefil kediciğin önüne bırakmadan da edemedi.
Kedicik süte dönüp bakmadı bile.O hasta gözlerini Anabella'nın gözlerine dikmiş bakıyorve sanki ''Peşimden gelmelisin ''diyordu.
Anabella bir an kapıyı kapatıp mutfağına geri dönmeyi düşündüyse de,içinden gelen bir ses, O'na kedinin peşinden gitmesi gerektiğini söyledi.
Kedi verandanın merdivenlerinden sendeleye sendeleye inerken Anabella'da onun peşine takıldı.
''Ben ne halt ediyorum?Bu hastalıklı hayvanın beni nereye götüreceğini umuyorum''diyorama geri de dönemiyordu.
Bir süre yürüdükten sonra ,yakınlardaki eski bir un deposunun yarıya kadar açık kapısından içeriye girdiler.Kedi,kıyıda köşede kalmışçuval yığınlarının arasından geçti,Anabella da onu tedirgin bir şekilde takip etti.
Gide gide henüz gözleri bile açılmamış dört minik kedi yavrusunun başında durdular.
Anabella kedilerin yavrularını yabancılardan nasıl koruduklarını iyi biliyordu.Bu yüzden kedinin nededn onu yavrularının yanına kadar götürmüş olabileceğine hiç akıl erdirememişti.
Sıska kedi,bir Anabella'nın yüzüne bakıyor,bir de yavrularına bakıyordu.anabella orada daha fazla durmak istemedi.Hızlıca geri dönüp evine gitti.Ama bütün gün o kediyi ve minik yavrularını düşündü.Geceuzun bir süre gözüne uyku girmedi.Zar zor uyuduğunda ise rüyasında yine o kediyi ve yavrularını gördü.
Sabah olur olmaz yanına bir miktar süt ve ekmek alarakdoğruca eski un deposunun yoluna düştü.
Yarıya kadar açık kapıdan girdi,eskiun cuvalıyığınlarının arasından geçti ve yavruların bulunduğu yuvaya vardığında,yavruların annelerinin memelerinden boşu boşuna süt emmek için çabaladıklarını gördü.çünkü o sıska ve çipil gözlü kedi ölmüş,zayıf bedeni çoktan buz gibi soğumuştu.
Anabella bu manzara karşısında gözlerinde boşalan sel gib yaşlara engel olamk gibi boşu boşuna bir çabaya hiç yeltenmedi.
Ağladı ,ağladı,ağladı..
Kapısına gelip,kendisini yuvasına,yavrularının yanına kadar götüren kediciğin ondan ne istediğini anlamıştı.
Paltosunu sırtından çıkarıp,yavruları sarıp sarmaladı.Paltonun kalın tüyleri arasında soğuktan titreyen minik bedenleri ısınmaya başlayan dört öksüz yavru,hayatları boyunca mutlu olacakları yeni yuvalarına doğru yola çıktıklarında,geride Allah'ın sonsuz merhametinin minnacık bişr parçasını hayatı boyunca kalbinde taşıyan anne kedinin soğuk bedeni kaldı...
Dört yavru kediyi sımsıkı saracak o sonsuz merhametin minnacık pırıltısı,Anabella'nın kalbinde parlamaktaydı artık...ZAFER DERGİSİ şubat sayısından alıntıdır
17 Şubat 2011 Perşembe
etsiz çiğköfte,fransız köpek v.s.
bugün birkaç fatura yatırmak için avm.ye gittim.Gitimişken de dolaştım mağazaları teker teker...Birşey almadım ama bir mağazanın vitrini çok komiğime gitti.Vitrine kocaman kocaman bitiriyoruz%50 indirim yazmışlar ,vitrinde duran mankenlerin hepsi de NÜ vaziyette:))Dedim indirim de ne indirimmiş ama!!Mankenlere bile giyecek birşey bırakmamışlar:))) Fotosunu çekecektim utandım ,şimdi şu kapalı halimle NÜ mankenlerle dolu vitrini çekersem elalem ne der:))Ben de hayatımda ilk defa çaktırmadan foto. çektim.Sanki tel. ile birini arıyormuş gibi yapıp üstteki ucubik foto. çektim .Dikkatli, bakarsanız görürsünüz olayı!!:))
Neyse efendim, yine o çamurlu yoldan eve gelip beni mutlu eden çiçeklerin de foto.çektim:)
Bir de bugün ne yapmışım yemek olarak:)Etsiz çiğköfte ve uyduruk parfemsi tatlı.
kaynak
ayrıca fransız bir köpek de temaşa etti bu çeşmim:)Şaka değil gerçekten! A.v.m. den çıktım .bir ses duyuyorum.Çocukların oyuncakları olur ya sıktırdıkca cıyyık cıyık öter.Çocuğun biri oynuyor sandım ama adamın biri çeketinin cebinden öttürüyordu.Köpeği için yapıyormuş:)) Adam yanındakiler ona bakınca bağıra bağıra ''bu köpek fransız kuçu kuçudan falan anlamaz'' diye.Bildiğin kaniş cinsi süslü şey!!Müşerref oldum fransız kaniş!!:))
Neyse efendim, yine o çamurlu yoldan eve gelip beni mutlu eden çiçeklerin de foto.çektim:)
Bir de bugün ne yapmışım yemek olarak:)Etsiz çiğköfte ve uyduruk parfemsi tatlı.
Çiğ köftenin üstüne tıklarsanız tarifi alırsınız,ben oradaki miktarlardan biraz az yaptım iki kişiye fazlasıyla yetiyor.Bu ikinci yapışım aynı tarifi ve ikisi de güzel oldu.
Parfemsi şeye gelince tamamen uyduruk.Krem şanti,bir paket petibör,biraz da pandispanya parçaları.Misafirlerim için yaptığım pastanın kekinden artanını saklamıştım değerlensin diye bütün malzemeleri karıstıdım ve kaşık kaşık alarak hindistan cevizine batırdım böylece abidik şekilli ama tatı süpper bir hafif tatlımız oldu.Üzerine de dr. oetkerin süsleme glazürlerinden sıktım.Bu ürürnü ilk defa denedim ama pek sevdiğimi söyleyemem .Tadı orta ne iyi ne kötü.Ama önemli olan glazürleri tüplerin içine koymuşlar ve onları sıkarak çıkartmak çok zor oldu tüp patlıcak diye korka korka tüm gücümü kullanarak ancak bu kadar süsleyebildim. kaynak
ayrıca fransız bir köpek de temaşa etti bu çeşmim:)Şaka değil gerçekten! A.v.m. den çıktım .bir ses duyuyorum.Çocukların oyuncakları olur ya sıktırdıkca cıyyık cıyık öter.Çocuğun biri oynuyor sandım ama adamın biri çeketinin cebinden öttürüyordu.Köpeği için yapıyormuş:)) Adam yanındakiler ona bakınca bağıra bağıra ''bu köpek fransız kuçu kuçudan falan anlamaz'' diye.Bildiğin kaniş cinsi süslü şey!!Müşerref oldum fransız kaniş!!:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




